Ankara Otizm Spektrum Bozukluğu Tanı ve Takip Merkezi

Otizm belirtileri erken çocukluk döneminde başlayan nörogelişimsel bir bozukluktur. Otizmli çocukların beyin gelişimi sağlıklı akranlarına göre farklılık göstermektedir. Temel belirtileri sosyal iletişimsel alanda yetersizlik ve kısıtlı, tekrarlayıcı davranışlar ve ilgi alanı olarak iki boyutta değerlendirilmektedir. Yapılan son çalışmalarda otizmin 1/68 sıklıkta görüldüğü ve erkeklerde kızlara oranla 3,5-4 kat daha sık olduğu bildirilmiştir. Otizmli kızlarda zihinsel yetersizlik daha sık eşlik etmektedir. 

Otizm çevresel ve genetik pek çok faktörün etkileşimi sonucu ortaya çıkmaktadır. Tek bir gen veya çevresel faktörle açıklanamaz. Otizmin aşılarla ilgisinin olmadığı kesin olarak kanıtlanmıştır. 

Karşılıklı sosyal duygusal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinde yetersizlikler, kısıtlı, tekrarlayıcı davranış örüntüsü, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp örüntüler, duyusal az duyarlılık veya aşırı duyarlılık OSB’nin temel belirtileri olarak tanımlanmaktadır.

Otizm belirtilerinin bazıları bir yaştan önce görülmeye başlar ancak tam olarak tanı konması 18 ay-2 yaşı bulabilir. Ancak 2 yaş öncesinde de doktor çocuğun yetersizlik alanlarını saptayıp bu alanlara yönelik müdahelede bulunabilir. Gelişimsel açıdan yetersizliği bulunan bir çocukta beklemek doğru değildir bir an önce müdahale edilmesi gerekir. Erken müdahale gidişatın daha iyi olması konusunda çok önemli bir faktördür.

Otizmli bir çocukta ailelerin en sık doktora başvuru sebebi konuşma gecikmesi, ilgisizlik, göz teması kurmaması ve ismine bakmaması gibi şikayetlerdir. Bu şikayetlerle başvuran kişilerde doktor hem çocuğu gözlemler hem de aileden ayrıntılı olarak çocuğun şu anki şikayetleri ve gelişim basamakları ilgili bilgiler alır. Otizm tanısı aileden alınan bilgi ve çocuğu gözlemleyerek konulur. 

Otizmin temel belirtileri bütün yaş gruplarında benzer olmakla birlikte ortaya çıkış biçimi ve bireyin yaşamını etkileme derecesi değişmektedir, dolayısıyla bu kişilerin gidişatı da birbirinden farklıdır. 

Otizm spektrum bozukluğu, her çocukta farklı özelliklerle seyreden geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu nedenle “tek tip” bir otizm tablosundan söz etmek mümkün değildir. Bazı çocuklarda belirtiler daha hafif düzeyde görülürken, bazı çocuklarda günlük yaşamı daha belirgin şekilde etkileyen güçlükler ön planda olabilir. Bu farklılıklar, hem tanı sürecinde hem de planlanacak destek ve eğitim programlarında bireysel değerlendirmeyi zorunlu kılar.

Otizmde en önemli noktalardan biri, çocuğun güçlü yönlerinin fark edilmesi ve bu alanların destekleyici şekilde kullanılmasıdır. Her otizmli çocukta mutlaka geliştirilebilir beceriler vardır. Erken dönemde başlanan özel eğitim, konuşma terapisi, sosyal beceri çalışmaları ve aile rehberliği; çocuğun iletişim kapasitesini artırabilir, günlük yaşama uyumunu güçlendirebilir. Bu süreçte ailelerin aktif katılımı, çocuğun kazanımlarını kalıcı hale getiren en önemli unsurlardan biridir.

Otizm tanısı konulan çocuklarda psikiyatrik takip yalnızca tanı koymakla sınırlı değildir. Eşlik edebilecek dikkat sorunları, kaygı belirtileri, uyku problemleri, öfke nöbetleri veya davranışsal güçlükler de düzenli olarak değerlendirilmelidir. Gerekli durumlarda ilaç tedavisi, eğitsel ve psikososyal müdahaleleri destekleyici bir araç olarak planlanabilir.

Otizmle ilgili doğru bilgiye ulaşmak, ailelerin kaygı düzeyini azaltır ve süreci daha sağlıklı yönetmelerini sağlar. Bilimsel temelli yaklaşımlar ve bireyselleştirilmiş takip ile otizmli çocukların potansiyellerini en iyi şekilde kullanmaları mümkündür. Erken tanı, düzenli izlem ve bütüncül destek, çocuğun gelişim yolculuğunda belirleyici rol oynar.

otizm spektrum bozukluğu tedavi terapi ankara cocuk ve ergen psikiyatrisi

Psikiyatri ve Psikoterapi Hizmetleri

Uzm. Dr. Emine Taşyürek Ankara Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi kliniğinde, evlatlarımızın ruhsal ve bilişsel gelişim yolculuklarını bilimsel temelli bir bakış açısıyla destekliyoruz. Modern tıbbın sunduğu tanı ve tedavi protokollerini, her çocuğun özgün ihtiyacına göre şekillendirilen bütüncül terapi yaklaşımları ve kanıta dayalı psikiyatrik & psikolojik testler ile harmanlıyoruz. DEHB, kaygı bozuklukları, sınav stresi ve gelişimsel farklılıklar gibi pek çok alanda, çocuklarımızın akademik ve sosyal potansiyellerini en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen uzman klinik çözümler sunuyoruz.

Tanı ve Tedaviler

Çocuk ve ergenlerde psikiyatrik durumları doğru şekilde anlamaya yönelik kapsamlı değerlendirmeler.

Tüm Tanı ve Tedaviler

Terapiler

Her çocuğun duygusal ve gelişimsel ihtiyaçlarına göre şekillendirilen bütüncül terapi yaklaşımları.

Tüm Terapi Ugulamaları

Psikiyatrik & Psikolojik Testler

Çocuk ve ergenlerin bilişsel, dikkat ve gelişimsel özelliklerini objektif biçimde değerlendirmeye yönelik testler.

Psikiyatrik & Psikolojik Testler