DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), dikkatin kolayca dağılması, aşırı hareketlilik (yaşıtlarından beklenenden fazla bir hareketlilik) ve dürtüsellik ( davranışın olası sonuçlarını düşünmeden hareket etme, aklına geleni yapma belirtilerinin bireyin yaşamında en az iki ortamda var olması ve bu alanlarda işlevselliğini olumsuz yönde etkilemesi olarak tanımlanabilir. DEHB’de görülen belirtilen günlük yaşamda zaman zaman herkeste görülebilecek belirtilerdir ancak DEHB’li bireylerde belirtiler daha sık, şiddetli ve yaşamı olumsuz etkileyecek düzeyde görülür. DEHB çocuğun aile yaşantısı, akran ilişkisi, akademik başarısı, özgüveni gibi hayatının pek çok alanında olumsuz etkilere sebep olmaktadır.
Çocukluk çağında en sık görülen psikiyatrik bozukluk olması ve pek çok alanda işlev kaybına sebep olması nedeniyle ayrı bir öneme sahiptir. Sıklığı yapılan çalışmalarda kullanılan yöntemlere göre değişmekle birlikte %5-8 oranında olduğu saptanmıştır. Erkeklerde kızlardan 3 kat daha sık görülmektedir. Dikkat eksikliği baskın tip, dikkat eksikliği hiperativite bileşik tip ve hiperaktivite-impulsivite baskın tip olmak üzere üç alt tipi bulunmaktadır. Kızlarda dikkat eksikliği baskın tip diğer tiplere oranla daha sık görülmektedir. DEHB’nin ortaya çıkmasında en temel rolü genetik etkenler oynamaktadır.
Nedir Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri
· Dikkatini toplamada güçlük, ayrıntılara dikkatini verememe, dikkatsizce hatalar yapma, dikkatini sürdürmekte güçlük çekme, doğrudan kendisi ile konuşuluyorken dinlemiyormuş gibi görünme, verilen yönergeleri izlemede güçlük (günlük işleri, okulda verilen görevleri tamamlayamama), işlerini planlama ve düzene koymakta , sürekli zihinsel çaba gerektiren işlreden kaçınma, eşya kaybetme, dikkatin kolayca dağılması, unutkanlık gibi dikkat eksikliği belirtileri,
· Sürekli hareket halinde olma, kıpırdanma, uzun süre sessiz-sakin duramama veya böyle durmaktan rahatsız olma, oturması gereken durumlarda kalkma, huzursuzluk, aşırı konuşma, konuşma sırasında sırasını bekleyememe, başkalarının sözünü kesme ya da araya girme, sabırsızlık, acelecelik, ısrarcılık, sırasını bekleyememe(örn. kuyrukta beklerken), isteklerini erteleyememe gibi hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileri
DEHB, çocuk ve ergenlerde çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından ayrıntılı bir inceleme ve değerlendirme sürecinden sonra tanı konulabilecek bir rahatsızlıktır. Tanı koyarken aile ve çocukla görüşme, bilgi alma, ölçekler doldurtma, çocuğu değerlendirme(muayene ve testler ile), okul ve öğretmenden bilgi alma yapılması gerekenlerdir. Elde edilen bilgi ve bulguların birlikte değerlendirilerek tanı konulur ve çocuk için uygun olan tedavi planlanır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), bireyin dikkatini sürdürmekte güçlük yaşaması, yaşıtlarına göre aşırı hareketlilik sergilemesi ve dürtüsel davranışlar göstermesiyle tanımlanan nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu belirtiler herkes tarafından zaman zaman yaşanabilirken, DEHB’li bireylerde bu durumlar daha sık, yoğun ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyecek düzeyde gözlemlenir.
DEHB’in Günlük Yaşama Etkisi
DEHB, çocukların aile içi ilişkilerini, akranlarıyla olan etkileşimlerini, okul başarısını ve özgüven gelişimini önemli ölçüde etkileyebilir. Çocukluk çağında en sık karşılaşılan psikiyatrik bozukluklardan biri olması ve çok yönlü işlev kaybına neden olması nedeniyle özel bir öneme sahiptir.
DEHB Görülme Sıklığı ve Cinsiyete Göre Dağılım
Araştırmalar DEHB’nin toplumda %5 ila %8 oranında görüldüğünü ve erkek çocuklarda, kız çocuklara oranla üç kat daha fazla teşhis edildiğini göstermektedir. Özellikle kız çocuklarında dikkat eksikliği baskın tip daha yaygın olarak gözlemlenmektedir.
DEHB Türleri
DEHB üç temel alt tipe ayrılır:
- Dikkat Eksikliği Baskın Tip
- Hiperaktivite-İmpulsivite Baskın Tip
- Bileşik Tip (hem dikkat eksikliği hem hiperaktivite-impulsivite belirtileri birlikte görülür)
Bu tiplendirme, çocuğun gösterdiği baskın belirtilere göre yapılır.
DEHB’nin Nedenleri
DEHB’nin ortaya çıkmasında en önemli faktörlerden biri genetik yatkınlıktır. Aile öyküsünde benzer durumların bulunması, çocuğun riskini artırmaktadır.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?
DEHB belirtileri, dikkat eksikliği ve hiperaktivite/dürtüsellik şeklinde iki ana grupta incelenir:
Dikkat Eksikliği Belirtileri
- Dikkatini toplamada güçlük
- Ayrıntılara dikkat edememe
- Dikkatsizce hatalar yapma
- Dinlemiyormuş gibi görünme
- Verilen yönergeleri izleyememe
- Planlama ve düzenlemeden kaçınma
- Zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma
- Eşyaları sık sık kaybetme
- Dikkatin kolayca dağılması
- Günlük aktivitelerde unutkanlık
Hiperaktivite ve Dürtüsellik Belirtileri
- Sürekli hareket halinde olma
- Oturduğu yerde kıpırdanma
- Sessiz oyunlar oynayamama
- Oturması gereken durumlarda kalkma
- Aşırı konuşma
- Söz kesme, araya girme
- Sabırsızlık, acelecilik
- Sırasını bekleyememe
- İsteklerini erteleyememe
DEHB Tanı ve Değerlendirme Süreci
DEHB tanısı çocuk ve ergen psikiyatristleri tarafından kapsamlı bir değerlendirme sonucunda konulur. Bu süreçte çocuğun gelişim öyküsü, ailesiyle yapılan görüşmeler, ölçek ve formların doldurulması, okuldan bilgi alınması, gözlem ve klinik muayene gibi çeşitli adımlar yer alır. Tüm bu veriler bir araya getirilerek çocuğa özgü bir tedavi planı oluşturulur.
Acaba Çocuğunuz DEHB mi?
Çocuğunuz derslerde dikkatini toparlamakta zorlanıyor, verilen görevleri tamamlayamıyor ya da sık sık eşyalarını kaybediyorsa, bu durum DEHB’nin erken belirtileri olabilir. DEHB, sadece okul başarısını değil, sosyal ilişkileri ve özgüveni de etkileyebilir. Ankara’da çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılacak detaylı değerlendirme, erken tanı ve doğru tedavi planı için kritik önem taşır.
Çocuğum DEHB ise Ne Yapmalıyım?
Çocuğunuzda DEHB tanısı konulduğunda, ilk adım bu durumu kabullenmek ve uygun tedavi sürecine başlamaktır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), sosyal beceri eğitimi ve aile danışmanlığı, DEHB tedavisinde etkili yöntemlerdir. Ankara’da Uzm. Dr. Emine Taşyürek, ebeveynlere sürece aktif katılım ve evde uygulanabilecek destekleyici yöntemler konusunda rehberlik eder.
Hiper Odaklanma Nedir?
DEHB genellikle dikkat dağınıklığı ile anılsa da, bazı çocuklarda hiper odaklanma olarak bilinen, belirli bir konuya aşırı yoğunlaşma durumu da görülür. Bu, doğru yönlendirildiğinde yararlı olabilir ancak diğer sorumlulukların ihmal edilmesine yol açabilir.
DEHB’li Öğrencilere Okulda ve Sınavlarda Başarı Artırma Önerileri:
DEHB’li öğrenciler için zaman yönetimi, düzenli çalışma alışkanlıkları ve dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak bir ortam büyük önem taşır. Ankara’da Uzm. Dr. Emine Taşyürek, öğrencilere akademik performanslarını artıracak kişiselleştirilmiş çalışma planları ve sınav stratejileri geliştirir.
Çocuk ve Ergenlerde Dürtüsellik Nedir?
Dürtüsellik, düşünmeden hareket etme, sıra bekleyememe veya başkalarının sözünü kesme gibi davranışlarla kendini gösterir. Bu durum, arkadaş ilişkilerinde ve akademik ortamda sorunlara yol açabilir. Profesyonel terapi ve aile rehberliği, dürtüselliğin kontrol altına alınmasında etkilidir.
Okul Öncesi Dönemde DEHB
Anaokulu ve kreş döneminde DEHB belirtileri genellikle hareketlilik, talimatlara uymama ve dikkat süresinin kısa olması ile fark edilir. Erken müdahale, ileride yaşanabilecek akademik ve sosyal sorunların önüne geçebilir.
Çocuk ve Ergenlerde MOXO Dikkat Testi:
Moxo Dikkat Testi, çocuk ve ergenlerde dikkat ve dürtü kontrolünü ölçen bilimsel bir değerlendirme aracıdır. Ankara’da Uzm. Dr. Emine Taşyürek tarafından uygulanan bu test, DEHB tanısında önemli bilgiler sunar ve tedavi sürecinin planlanmasına katkı sağlar.
Moxo Testi ve Ankara’da Uygulama Süreci
Moxo testi, DEHB tanısında dikkat, zaman yönetimi ve dürtü kontrolünü objektif olarak değerlendiren bir yöntemdir. Ankara’da Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Emine Taşyürek kliniğinde uygulanan bu test, bilimsel doğrulukta sonuçlar sunar ve kişiye özel tedavi planının oluşturulmasına yardımcı olur.
DEHB ve Okul
DEHB’li öğrenciler, dikkat ve odaklanma sorunları nedeniyle derslerde geri kalabilir. Okul rehberlik servisi, öğretmen iş birliği ve bireyselleştirilmiş eğitim planları bu süreçte büyük önem taşır.
Çocuklarda Hiperaktivite Bozukluğu
Hiperaktivite, çocukluk çağında sıkça gözlenen ve çoğu zaman göz ardı edilen davranışsal bir bozukluktur. Bu durum yalnızca yüksek enerjili olma hali değildir; çocuğun yaşına, gelişim düzeyine ve sosyal ortamına göre aşırı hareketlilik göstermesi, dikkatini sürdürememesi ve dürtülerini kontrol edememesi gibi sorunlarla karakterizedir. Hiperaktivite, DEHB'nin (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) bir alt başlığı olarak da değerlendirilebilir ancak bazı çocuklar yalnızca hiperaktif belirtiler gösterebilir.
Hiperaktivite ile Normal Hareketliliğin Farkı
Her çocuk zaman zaman enerjik ve hareketli olabilir. Ancak hiperaktivite, çocuğun yaşına uygun olmayan ölçüde sürekli hareket halinde olması ve bu hareketliliğin sosyal ilişkilerini, akademik başarısını veya ev içi düzeni olumsuz etkilemesi ile ayırt edilir. Normal hareketlilik geçici ve bağlama bağlıdır; hiperaktivite ise süreklilik gösterir.
Hiperaktivite Ne Zaman Klinik Sorun Sayılır?
Çocuğun hareketliliği sınıf ortamında, arkadaş ilişkilerinde ya da aile içi düzende belirgin sorunlara yol açıyorsa, bu durumun profesyonel bir değerlendirme ile ele alınması gerekir. Özellikle öğretmenlerin sıkça "yerinde duramıyor", "söz kesiyor", "derse adapte olamıyor" gibi geri bildirimleri önemli işaretlerdir.
Hiperaktvite: Okul Öncesi Dönemde Belirtiler
Hiperaktivite bozukluğu genellikle okul öncesi dönemde kendini belli eder. Bu yaş grubundaki çocuklar kısa süreli oyunlara bile odaklanmakta zorlanabilir, sık sık yer değiştirir, oyuncaklara zarar verebilir ya da tehlikeli davranışlar gösterebilir.
Hiperaktivitede Okul Çağında ve Ergenlikte Görülen Davranışlar
Okul çağına gelen çocuklarda hiperaktivite, sınıf kurallarına uymakta zorlanma, sürekli konuşma, sırada oturamama gibi davranışlarla kendini gösterir. Ergenlik döneminde ise bu hareketlilik azalsa da içsel huzursuzluk, sabırsızlık ve sosyal uyumsuzluklar gözlemlenebilir.
Hiperaktivite: Sosyal İlişkilerde Zorluklar
Hiperaktif çocuklar arkadaş ilişkilerinde sık sık çatışma yaşayabilir, kurallara uymamak ya da sıraya girmemek gibi nedenlerle dışlanabilir. Bu durum çocuğun özgüvenini zedeleyebilir ve sosyal anksiyete geliştirmesine neden olabilir.
Hiperaktivite: Genetik ve Nörolojik Faktörler
Hiperaktivite bozukluğunun nedenleri arasında genetik yatkınlık önemli yer tutar. Ailede benzer tanılar bulunması risk faktörüdür. Ayrıca beyindeki dopamin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin işleyişindeki bozukluklar da hiperaktiviteyle ilişkilendirilir.
Aile Dinamikleri ve Çevresel Etkiler
Ev içindeki düzensizlik, aşırı disiplin ya da ihmal gibi faktörler hiperaktivite belirtilerini şiddetlendirebilir. Ebeveynlerin tutarsız davranışları, çocuğun davranışlarını kontrol etme becerisini olumsuz etkileyebilir.
Beyin Gelişimi ve Dikkat Sistemleri
Yapılan beyin görüntüleme çalışmaları, hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda frontal korteks ve bağlantılı yapılarında işlevsel farklılıklar olduğunu göstermektedir. Bu alanlar dikkat, dürtü kontrolü ve motor hareketlerin düzenlenmesinde rol oynar.
Hiperaktivite: Psikiyatrik Değerlendirme Süreci
Tanı koymak için çocuk psikiyatristi tarafından ayrıntılı bir görüşme yapılır. Çocuğun evde ve okulda sergilediği davranışlar, öğretmen ve aile geri bildirimleri dikkate alınarak analiz edilir. Gerekli durumlarda psikolojik testler de tanı sürecine dahil edilir.
DEHB ile Sadece Hiperaktivitenin Ayrımı
Her hiperaktif çocuk aynı zamanda dikkat eksikliği göstermeyebilir. Sadece hiperaktivite bozukluğu tanısı, DEHB'den farklıdır. Bu nedenle dikkat eksikliği belirtileri olmayan çocuklarda da hiperaktivite teşhisi konulabilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Hiperaktivite bozukluğunda en etkili terapilerden biri BDT’dir. Çocuğun davranışlarını fark etmesi, dürtülerini yönetebilmesi ve problem çözme becerilerini geliştirmesi hedeflenir.
Hiperaktif Çocuklarda Aile Eğitimi ve Psiko-eğitim Yaklaşımları
Ebeveynlerin, çocuklarının davranışlarını daha iyi anlamaları ve uygun müdahale yöntemlerini öğrenmeleri önemlidir. Ailelere yönelik danışmanlık ve eğitim, tedavi sürecini destekler.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) - Sık Sorulan Sorular
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Tanısı Nasıl Konur?
DEHB tanısı, tek bir testle konulmaz. Kapsamlı bir değerlendirme süreci gerektirir. Bu süreç, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Emine Taşyürek tarafından yürütülür. İlk adım, aile ve çocukla yapılan detaylı bir klinik görüşmedir. Aileden çocuğun gelişim öyküsü, belirtilerin ne zaman başladığı, hangi ortamlarda görüldüğü ve aile öyküsü öğrenilir. Okuldan alınan bilgiler (öğretmen görüşleri, davranış derecelendirme ölçekleri) tanı için kritik öneme sahiptir, çünkü DEHB belirtileri genellikle birden fazla ortamda (ev, okul) görülür. Çocuğun kendisiyle yapılan görüşmede ise onun duygusal ve sosyal dünyası anlaşılmaya çalışılır. Fiziksel muayene ve gerekli görülürse bazı testler, benzer belirtilere neden olabilecek diğer tıbbi durumları (tiroid problemleri, işitme-görme sorunları) ekarte etmek için istenebilir. Dr. Taşyürek, tüm bu bilgileri DSM-5 tanı kriterleri ışığında değerlendirerek kesin tanıyı koyar ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturur.
DEHB Tedavisi Kaç Yaşında Başlanır?
DEHB belirtileri genellikle okul öncesi dönemde fark edilse de tedaviye başlama zamanı çocuğun ihtiyacına göre değişkenlik gösterir. Erken müdahale her zaman en iyi sonucu verir. Uzm. Dr. Emine Taşyürek, tanı konulduktan sonra tedaviye hemen başlanmasını önermektedir. Okul öncesi dönemde (4-6 yaş) ilk tercih, oyun terapisi ve öncelikle aile eğitimi ve davranışçı müdahalelerdir. İlaç tedavisi, bu yaş grubunda ikinci planda tutulur ve ancak belirtiler çok şiddetliyse ve davranışçı yöntemler yetersiz kaldıysa düşünülür. Okul çağındaki çocuklarda (7 yaş ve üzeri) ise, eğitim hayatını ve sosyal ilişkilerini ciddi şekilde etkileyen DEHB için, davranışçı terapilerle birlikte ilaç tedavisi sıklıkla gündeme gelir. Dr. Taşyürek, tedavi kararını çocuğun bireysel ihtiyaçlarına, ailenin görüşüne ve belirtilerin şiddetine göre titizlikle alır.
DEHB Okul Başarısını Nasıl Etkiler?
DEHB, okul başarısını olumsuz etkileyen en önemli nedenlerden biridir. Dikkat eksikliği, çocuğun derste odaklanmasını, öğretmeni dinlemesini ve talimatları takip etmesini zorlaştırır. Hiperaktivite ve dürtüsellik ise sınıfta oturamama, sırasını bekleyememe ve arkadaşlarını rahatsız etme gibi davranışlarla ders verimliliğini düşürür. Ödevleri unutma, eşya kaybetme, sınavlarda dikkatsizce hatalar yapma sık görülür. Tüm bunlar, çocuğun potansiyeli yüksek olsa dahi akademik performansının beklenenin altında kalmasına yol açar. Bu süreklilik arz ettiğinde, çocukta "başarısızlık" hissi ve özgüven kaybı gelişebilir. Uzm. Dr. Emine Taşyürek, tedavi ve okul ile iş birliği sayesinde bu olumsuz etkilerin azaltılabileceğini, çocuğun öğrenme sürecine yeniden dahil olabileceğini vurgular.
DEHB Olan Çocuklar Sosyal İlişkilerde Ne Gibi Sorunlar Yaşar?
DEHB'li çocuklar, sosyal ipuçlarını okumakta ve davranışlarının sonuçlarını öngörmekte zorlanabilirler. Dürtüsellikleri, sıralarını beklememelerine ve oyunları bölmelerine neden olur. Hiperaktivite, yaşıtlarıyla sakin oyunlar oynamalarını engelleyebilir. Dikkat eksikliği, sohbeti takip etmeyi ve karşılıklı diyaloğu sürdürmeyi güçleştirebilir. Tüm bu faktörler, arkadaşlık kurmakta ve sürdürmekte ciddi zorluklar yaşamalarına, sıklıkla dışlanmalarına ve akran zorbalığına maruz kalmalarına yol açabilir. Bu reddedilme deneyimleri, zamanla kaygı, depresyon ve benlik saygısında azalma gibi ikincil sorunları beraberinde getirebilir. Uzm. Dr. Emine Taşyürek, sosyal beceri eğitimi ve terapötik müdahalelerle bu çocuklara uygun iletişim stratejileri öğretmenin ve sosyal ortamlarda yaşadıkları zorlukları aşmalarına yardım etmenin mümkün olduğunu belirtmektedir.
DEHB Tedavisinde Aileye Düşen Görevler Nelerdir?
Aile, DEHB tedavisinin en önemli ve aktif parçalarından biridir. Uzm. Dr. Emine Taşyürek, ailelere şu konularda rehberlik eder: Öncelikle, çocuğun davranışlarını bir "şımarıklık" veya "tembellik" olarak değil, bir nörogelişimsel farklılık olarak anlamak temel esastır. Tutarlı ve net sınırlar koymak, olumlu davranışları hemen ve somut bir şekilde ödüllendirmek, olumsuz davranışlar için ise yapıcı sonuçlar uygulamak etkilidir. Çocukla açık ve sakin bir iletişim dili kurmak, onun duygularını ifade etmesine izin vermek önemlidir. Ev ortamını düzenli ve öngörülebilir kılmak (rutinler oluşturmak), dikkat dağıtıcı unsurları azaltmak çocuğun odaklanmasını kolaylaştırır. Aileler, Dr. Taşyürek'in önerdiği davranışçı teknikleri evde uygulayarak tedaviyi destekler ve iyileşme sürecini hızlandırırlar.
Çocuğun Hiperaktif Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Hiperaktivite, yalnızca "çok hareketlilik" değildir; yerinde duramama, oturması gereken durumlarda oturamama, sürekli kıpır kıpır olma, aşırı koşuşturma, çok konuşma ve sessizce oynamakta güçlük çekme gibi belirtilerle kendini gösterir. Hiperaktif bir çocuk, adeta "motor takılmış gibi" davranır. Ancak, bu tanımlamaları yalnızca ev ortamında değil, okul ve sosyal ortam gibi en az iki farklı alanda gözlemlemek gerekir. Her hareketli çocuk hiperaktif değildir; yaşının gereği enerjik olabilir. Uzm. Dr. Emine Taşyürek, bu ayrımı yapmak için kapsamlı bir değerlendirme yapar. Tanı koyarken, hareketliliğin çocuğun öğrenmesini, arkadaşlık ilişkilerini ve günlük işlevselliğini ne derecede bozduğuna odaklanır.
DEHB Hangi Sorunlara Yol Açar, Tedavi Edilmezse?
Tedavi edilmeyen DEHB, çocuğun hayatının her alanında kalıcı ve olumsuz etkilere yol açabilir. Akademik alanda okul başarısızlığı, okul reddi ve öğrenme güçlükleri gelişebilir. Sosyal ilişkilerde akran çatışmaları, dışlanma ve yalnızlık sık görülür. Dürtüsellik, kazalara ve yaralanmalara yatkınlığı artırır. Sürekli eleştiri ve başarısızlık deneyimleri, düşük özgüven, kaygı bozuklukları, depresyon ve karşıt olma karşıt gelme bozukluğu gibi ikincil ruhsal sorunlara zemin hazırlar. Ergenlik ve yetişkinlik döneminde ise madde kullanımı, antisosyal davranışlar ve istikrarsız iş hayatı riski artabilir. Erken ve etkin bir tedavi ile bu olumsuz zincirin kırılabileceğini ve çocuğun sağlıklı bir geleceğe sahip olmasının önünün açılabileceğini vurgulamaktadır.
Dikkat Eksikliği Tedavisi Kaç Yaşında Başlar?
Dikkat eksikliği belirtileri fark edilir edilmez, yani okul öncesi dönemden itibaren destek süreci başlayabilir. Ancak, yapılandırılmış tedavi yaklaşımları çocuğun yaşına göre değişiklik gösterir. Okul öncesi çocuklarda (3-6 yaş) birincil tedavi yöntemi, aile eğitimi ve oyun temelli davranışçı müdahalelerdir. Okul çağına gelmiş (6-7 yaş ve üzeri) ve akademik-sosyal uyumu ciddi şekilde etkilenen çocuklarda ise, davranışçı terapilerle birlikte ilaç tedavisi oldukça etkili bir seçenektir. Uzm. Dr. Emine Taşyürek, tanıyı koyduktan sonra çocuğun ihtiyaç analizini yaparak, hangi yaşta olursa olsun en uygun ve kanıta dayalı tedavi planını aileyle iş birliği içinde oluşturur. Hiçbir zaman için "çok erken" veya "çok geç" değildir.
Dikkat Eksikliği Kendiliğinden Geçer Mi?
DEHB, nörogelişimsel bir bozukluktur ve kendiliğinden geçmez. Belirtiler zamanla şekil değiştirebilir. Örneğin, hiperaktivite ergenlikte azalabilir ve yerini içsel bir huzursuzluğa bırakabilir. Ancak, dikkat eksikliği ve dürtüsellik sorunları genellikle yetişkinliğe kadar devam eder. Ergenlik ve yetişkinlik döneminde iş, evlilik ve sosyal ilişkilerde ciddi zorluklara neden olabilir. Bu nedenle, "Büyüyünce düzelir" düşüncesi doğru değildir ve çocuğun gereksiz yere zorlanmasına, özgüven kaybına ve ikincil psikiyatrik sorunların gelişmesine yol açabilir.
Dikkat Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
DEHB tedavisi, çok yönlü ve kişiselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir. En etkin tedavi modeli, genellikle kombinasyon tedavisidir. Uzm. Dr. Emine Taşyürek şu yöntemleri planlar:
1. Psikoeğitim: Aile ve çocuğun DEHB'yi anlaması sağlanır.
2. İlaç Tedavisi: Özellikle dikkat eksikliği, dürtüsellik ve hiperaktivite üzerinde oldukça etkili olan, hekim kontrolünde kullanılan ilaçlar reçete edilebilir.
3. Davranışçı Terapiler: Çocuğa organizasyon, planlama, zaman yönetimi becerileri kazandırılır; olumlu davranışlar pekiştirilir.
4. Aile Eğitimi ve Danışmanlığı: Ebeveynlere, çocuklarıyla nasıl etkili iletişim kuracakları ve davranışlarını nasıl yönetecekleri öğretilir.
5. Okul ile İş Birliği: Öğretmenler bilgilendirilir ve sınıf içi düzenlemeler (oturma düzeni, ek süre vb.) yapılır. Dr. Taşyürek, bu bileşenlerden hangilerinin gerekli olduğuna çocuğun ihtiyaçlarına göre karar verir.
DEHB İle Başa Çıkma Yolları
DEHB ile etkili bir şekilde başa çıkmak için evde uygulanabilecek pratik stratejiler mevcuttur. Uzm. Dr. Emine Taşyürek ailelere şu önerilerde bulunur:
Rutin Oluşturun: Günlük aktiviteleri (yemek, ödev, uyku) belirli bir düzene oturtmak çocuğa öngörülebilirlik sağlar.
Net ve Kısa Talimatlar Verin: "Odani topla" yerine "Oyuncaklarini kutunun içine koy" gibi spesifik yönergeler kullanın.
Olumlu Davranışları Övün ve Ödüllendirin: En küçük olumlu adımı bile takdir etmek motivasyonu artırır.
Dikkat Dağıtıcıları Azaltın: Ödev yapacağı masayı sadeleştirin, sessiz bir ortam sağlayın.
Büyük Görevleri Küçük Parçalara Bölün: Bu, çocuğun gözünde işi küçülterek başlamasını kolaylaştırır.
Sağlıklı Bir Yaşam Tarzı Sürmesine Yardımcı Olun: Düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite belirtileri yönetmede oldukça yardımcıdır. Bu stratejiler, profesyonel tedaviyi destekler ve günlük yaşamı kolaylaştırır.
Uzm. Dr. Emine Taşyürek, bu zorlukların aşılması için sosyal beceri eğitimini tedavi planına dahil eder. Rol yapma çalışmaları, grup terapileri ve davranışçı tekniklerle çocuğa; sıra bekleme, dinleme, duyguları ifade etme ve arkadaşlık ilişkilerini başlatıp sürdürme becerileri kazandırılmaya çalışılır. Aynı zamanda, çocuğun güçlü yönlerini öne çıkarabileceği (spor, sanat gibi) sosyal ortamlara yönlendirilmesi, olumlu benlik algısı geliştirmesine katkı sağlar.
Psikiyatri ve Psikoterapi Hizmetleri
Uzm. Dr. Emine Taşyürek Ankara Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi kliniğinde, evlatlarımızın ruhsal ve bilişsel gelişim yolculuklarını bilimsel temelli bir bakış açısıyla destekliyoruz. Modern tıbbın sunduğu tanı ve tedavi protokollerini, her çocuğun özgün ihtiyacına göre şekillendirilen bütüncül terapi yaklaşımları ve kanıta dayalı psikiyatrik & psikolojik testler ile harmanlıyoruz. DEHB, kaygı bozuklukları, sınav stresi ve gelişimsel farklılıklar gibi pek çok alanda, çocuklarımızın akademik ve sosyal potansiyellerini en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen uzman klinik çözümler sunuyoruz.
Tanı ve Tedaviler
Çocuk ve ergenlerde psikiyatrik durumları doğru şekilde anlamaya yönelik kapsamlı değerlendirmeler.
Terapiler
Her çocuğun duygusal ve gelişimsel ihtiyaçlarına göre şekillendirilen bütüncül terapi yaklaşımları.
Psikiyatrik & Psikolojik Testler
Çocuk ve ergenlerin bilişsel, dikkat ve gelişimsel özelliklerini objektif biçimde değerlendirmeye yönelik testler.

