DEHB mi Kaygı mı? Ayırıcı Tanı | Ankara Psikiyatri

Jan 18, 2026By Uzm. Dr. Emine Taşyürek Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Uzm. Dr. Emine Taşyürek Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Ankara Ergen Psikiyatristi | DEHB ve Anksiyete Desteği

Kaygı Bozukluğu mu, DEHB mi? Ankara Çocuk Psikiyatristi Uzm. Dr. Emine Taşyürek ile Ayırıcı Tanı

Bir çocuk ders başında sürekli hayallere dalıyor, kendisine verilen basit komutları saniyeler içinde unutuyor veya "yanlış yaparım" korkusuyla ödevine hiç başlayamıyorsa; ailelerin zihninde şu soru belirir: "Bu bir dikkat eksikliği mi yoksa yoğun bir kaygı mı?" Ankara çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı Uzm. Dr. Emine Taşyürek, DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) ile kaygı bozukluklarının belirti düzeyinde birbirine ikiz kadar benzediğini, ancak bu iki tablonun kökenlerinin ve tedavi yollarının tamamen farklı olduğunu belirtir.

Benzer Davranışlar, Zıt Kaynaklar: DEHB ve Kaygı Farkı Her iki durumda da unutkanlık, yerinde duramama ve okul başarısında düşüş görülebilir. Ancak bu davranışların altında yatan mekanizmalar şöyledir:

DEHB’de Durum: Sorun nörobiyolojiktir. Beynin dikkati yöneten ve dürtüleri frenleyen mekanizmaları daha farklı işler. Çocuk hata yaptığını genellikle sonuçlar ortaya çıktıktan sonra fark eder.

Kaygı Bozukluğunda Durum: Sorun duygusal uyarılmadır. Zihin "ya yanlış yaparsam?" endişesiyle o kadar meşguldür ki, ders içeriğine odaklanacak alan kalmaz. Çocuk, hata yapma korkusundan dolayı aşırı kontrolcü olabilir veya tamamen kaçınma davranışı sergileyebilir.

Klinik Gözlem Farkı: DEHB’li bir çocuk dikkatini sürdüremediği için ödevini yarım bırakıp masadan kalkarken; kaygılı bir çocuk, mükemmel olma arzusuyla aynı kelimeyi on kez silip tekrar yazabilir.

DEHB ve Kaygının Kısırdöngüsü Bazen bu iki durum bir elmanın iki yarısı gibi birlikte görülür. Tedavi edilmemiş bir DEHB, zamanla çocukta "ben hiçbir şeyi başaramıyorum" inancına yol açarak ikincil bir performans kaygısı yaratabilir. Ankara'daki kliniğimizde, bu karmaşık yapıyı çözmek için "lokomotif" olan asıl sorunu belirleyerek tedaviye başlıyoruz.

Bilimsel Tanı ve Değerlendirme Süreci Doğru teşhis, başarılı tedavinin yarısıdır. Uzm. Dr. Emine Taşyürek tarafından yürütülen tanı süreci şu adımları kapsar:

Ayrıntılı Gelişim Öyküsü: Belirtiler okul öncesinden beri mi var, yoksa yeni bir stres faktörüyle mi tetiklendi?
Multidisipliner Analiz: Çocuğun ev, okul ve sosyal ortamlardaki davranış örüntüleri karşılaştırılır.
Objektif Testler: MOXO Dikkat Testi, WISC-IV Zekâ Testi ve anksiyete ölçekleri ile bilişsel ve duygusal profil netleştirilir.
Tedavi Planlaması: Nereden Başlamalı? Eğer çocukta hem DEHB hem de kaygı varsa, yaşam kalitesini ve akademik süreci en çok hangi durumun sabote ettiğine bakılır. Kaygı seviyesi çok yüksekse, önce duygu regülasyonu sağlayan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) veya Oyun Terapisi uygulanır. Dikkat dağınıklığı ön plandaysa, dikkat artırıcı stratejiler ve gerekli görülen vakalarda ilaç desteğiyle süreç yönetilir.

Ebeveynlere Öneriler

Eleştirmek Yerine Tanımlayın: "Neden dikkat etmiyorsun?" demek yerine "Şu an odaklanmakta zorlanıyorsun, biraz mola verelim mi?" diyerek durumu somutlaştırın.
Görsel Destekler Kullanın: Zaman yönetimini ve günlük rutinleri görsel şemalarla planlamak, hem DEHB’li çocukta düzen kurar hem de kaygılı çocuğun belirsizliğini azaltır.

Sonuç olarak; Çocuğunuzun yaşadığı odaklanma sorunu bir tembellik veya isteksizlik değil, çözümü olan tıbbi bir durumdur. Uzm. Dr. Emine Taşyürek, Ankara Beştepe'deki muayenehanesinde çocuklarınızın potansiyelini engelleyen bu karmaşık düğümleri bilimsel titizlikle çözmekte ve ailelere yol göstermektedir.